Aile arabuluculuğu, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden çözülmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. 2024 yılında yapılan yasal düzenleme ile belirli aile hukuku davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir. 2026 yılında bu uygulama genişleyerek devam etmektedir.
Aile arabuluculuğu, boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve kişisel ilişki düzenlemesi gibi aile hukuku uyuşmazlıklarında tarafların bir arabulucu eşliğinde anlaşmaya varmaya çalıştığı süreçtir. Arabulucu tarafsız bir üçüncü kişi olup taraflara çözüm dayatmaz; iletişimi kolaylaştırır.
Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren aile hukuku davaları: Boşanma davası açılmadan önce (nafaka, velayet, mal paylaşımı talepleri dahil), nafaka artırım ve azaltım davaları, çocukla kişisel ilişki kurulması davaları ve mal rejiminin tasfiyesi davaları. Koruma kararı talepleri ve aile içi şiddet davaları arabuluculuk kapsamı dışındadır.
Arabuluculuk süreci şu adımlarla ilerler: Taraflardan birinin adliye arabuluculuk bürosuna başvurması, arabulucunun atanması ve tarafların davet edilmesi, ilk oturum (arabuluculuk süreci hakkında bilgilendirme), müzakere oturumları (genellikle 2-4 oturum) ve anlaşma veya anlaşamama tutanağının düzenlenmesi. Süre en fazla 3 haftadır ve zorunlu hallerde 1 hafta daha uzatılabilir.
Taraflar arabuluculukta anlaşmaya varırsa anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge sulh hukuk mahkemesinin onayına sunulur. Mahkeme onayı ile anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge haline gelir ve icra edilebilir. Böylece uzun dava sürecine gerek kalmadan uyuşmazlık çözülmüş olur.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir. Bu tutanağın tarihi önemlidir çünkü dava açma süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Boşanma davası için herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamakla birlikte, nafaka ve tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı tarifesine göre belirlenir. Zorunlu arabuluculukta ilk iki saatlik ücret Hazine tarafından karşılanır. Anlaşma sağlanması halinde ücret taraflarca eşit paylaşılır. 2026 yılı ücret tarifesi Bakanlık web sitesinden takip edilebilir.
Arabuluculuğun dava sürecine göre avantajları: Gizlilik (dava dosyası gibi kamuya açık değildir), hız (mahkeme süreci yıllarca sürebilirken arabuluculuk haftalarda sonuçlanır), maliyet (dava masraflarına göre çok daha ekonomik), tarafların kontrolü (çözümü taraflar kendileri belirler) ve ilişkilerin korunması (özellikle çocuk velayeti konusunda önemli).
Arabuluculuk sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar: Arabulucunun aile hukuku alanında uzman olması, anlaşma belgesindeki her maddenin dikkatle incelenmesi, hakların farkında olunması (bir avukattan destek alınabilir), baskı altında anlaşma yapılmaması ve anlaşma öncesi mali durumun tam olarak bilinmesi.
Aile arabuluculuğu, özellikle çocukların olduğu boşanma süreçlerinde daha sağlıklı bir çözüm imkânı sunmaktadır. Profesyonel hukuki destek alarak bu süreçten en iyi sonucu elde edebilirsiniz.
Surelerin kacirilmasi hak kaybina yol acabilir — hemen ucretsiz on degerlendirme yapin
Zamanasimi sureleri konuya gore degisir · Erken basvuru haklarinizi korur
Lisanslı avukat tarafından incelenmiştir
Anlaşmalı boşanma mı çekişmeli mi? Süre, maliyet, nafaka, velayet ve tazminat açısından detaylı karşılaştırma.
2026 evlat edinme şartları, başvuru süreci, yaş sınırı, tek başına evlat edinme ve yasal prosedür hakkında kapsamlı rehber.
2026 boşanmada maddi ve manevi tazminat rehberi. Tazminat hesaplama kriterleri, Yargıtay kararları, kusur oranı ve dava süreci detaylı anlatım.
Nafaka ödenmezse ne olur? Tazyik hapsi süresi, nafaka icra takibi, şikâyet dilekçesi ve 2026 güncel uygulama.
Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren aile hukuku davaları: Boşanma davası açılmadan önce (nafaka, velayet, mal paylaşımı talepleri dahil), nafaka artırım ve azaltım davaları, çocukla kişisel ilişki kurulması davaları ve mal rejiminin tasfiyesi davaları. Koruma kararı talepleri ve aile içi şiddet davaları arabuluculuk kapsamı dışındadır.
Aile arabuluculuğu, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden çözülmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. 2024 yılında yapılan yasal düzenleme ile belirli aile hukuku davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir. 2026 yılında bu uygulama genişleyerek devam etmektedir.
Taraflar arabuluculukta anlaşmaya varırsa anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge sulh hukuk mahkemesinin onayına sunulur. Mahkeme onayı ile anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge haline gelir ve icra edilebilir. Böylece uzun dava sürecine gerek kalmadan uyuşmazlık çözülmüş olur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı: Boşanma sonrası velayetin değiştirilmesi davasında çocuğun üstün yararı ilkesi
Boşanma sonrası edinilmiş mallara katılma hakkı için açılan davaya ait dilekçe. TMK m. 202-281 kapsamında evlilik devri boyunca tarafların kazandığı malların bölüşümü.